Serdar Yıldırım kullanıcısının son içeriği

  1. S

    Atatürk'ün Çocukluk Anıları: Civcivler Horoz Oldu

    ATATÜRK'ÜN ÇOCUKLUĞU: CİVCİVLER HOROZ OLDU Dayımın çiftliğinde günler birbiri ardına geçip giderken, bir gün dayım torba dolusu civcivle çıkageldi: Koş Mustafa koş, bak sana civciv getirdim. Onları besle, büyüt, dedi. Ben bir sandalyeye oturdum. Saydım, civcivler on taneydi. Makbule ile Naciye...
  2. S

    Atatürk'ün Çocukluk Anıları - Kardeşim Mustafa

    ATATÜRK'ÜN ÇOCUKLUK ANILARI - KARDEŞİM MUSTAFA Ali Rıza Bey'den olma Zübeyde Hanım'dan doğma 1874 tevellütlü Selanikli Ahmet 9 yaşındaydı. Yanında 8 yaşında olan kardeşi Ömer ve 2 yaşında olan Mustafa vardı. Askercilik oynuyorlardı. Ahmet kardeşlerini uygun adım yürütürken, sol sağ, sol sağ...
  3. S

    Kısa Keloğlan Masalları - Serdar Yıldırım

    AVCI KELOĞLAN Bir varmış, pir varmış, pir nereye varmış? Pir nereye varmışsa pire de oraya varmış. Daha sonra pir pireyi toprağa dikmiş. Pire toprakla birleşmiş. Pir kaçmış, pireyle toprak kovalamış. Toprak yaprağa dönüşünce pire yalnız kalmış. Bu sefer pireyle yaprak kaçmış, pir kovalamış...
  4. S

    Kısa Keloğlan Masalları - Serdar Yıldırım

    KELOĞLAN İLE KEL OLMAYAN ADAM Eski zamanlarda bir Keloğlan yaşarmış. Bu Keloğlan yemek saatleri dışında evde eğlenmez gezermiş. Yakın köylere, kasabalara gider, arkadaş edinir, durup durup gerinirmiş. Yolda yürürken adıyla seslenip İbrahim diyenlere dönüp bakmaz, pire için yorgan yakmazmış. Bir...
  5. S

    Kısa Keloğlan Masalları - Serdar Yıldırım

    KELOĞLAN LEYLEKLERİN PADİŞAHI Mısır'da yaşayan leylekler nisan ayı gelince havalar ısınmaya başlar başlamaz Anadolu'ya göç edermiş. Senelerden bir sene mart ayının ortasında kar yeni kalkmışken bir leylek Anadolu'ya gelmiş ve Keloğlan'ın evinin bacasına yuva yapmış. Keloğlan şaşkın, anası şaşkın...
  6. S

    Kısa Keloğlan Masalları - Serdar Yıldırım

    KELOĞLAN PADİŞAHIN OYUNU Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde. Tilkilerin kümeslerden uzak durduğu, farelerin kedilerden korkmadığı bir devirde yaman mı yaman bir Keloğlan yaşarmış. Bu Keloğlan dağ-taş gezermiş, soğuk sulardan içermiş. Anasıyla birlikte karınca...
  7. S

    Kısa Keloğlan Masalları - Serdar Yıldırım

    KELOĞLAN İLE DAĞ ASLANI Bir varmış iki yokmuş, üç varmış beş yokmuş. Evvel zamanda Keloğlan'la anası varmış. Keloğlan küçükken çalışmayı sevmezmiş, büyüdükçe çalışmayı sevmemeye devam etmiş. Evde yatar uyurmuş, tarlaya gitse uyurmuş. Bir gün anası Keloğlan'a kızmış: " Oğlum, on koyunumuz var...
  8. S

    Kısa Keloğlan Masalları - Serdar Yıldırım

    KELOĞLAN'IN KUZU SEVGİSİ Keloğlan kasabaya giderken yolda bir kılıç bulmuş. Kasabaya varınca kılıcın sahibini aramaya başlamış. Kime sorduysa ne kılıcı daha önce gören ne de sahibini tanıyan çıkmamış. Hayvan pazarından geçerken küçük bir kalabalık Keloğlan'ın etrafına toplanmış. Birkaç kendini...
  9. S

    Kısa Keloğlan Masalları - Serdar Yıldırım

    KELOĞLAN'IN FÜZESİ Bir varmış, bir yokmuş. Ülkenin birinde Keloğlan yaşarmış. Uzaya meraklıymış. Bir gün bir füze bulmuş. Füzeyle Jüpiter'e gitmiş. Uzayda tur atmış. Sonra dünyaya dönmüş. Masalımız da burada bitmiş. KELOĞLAN VE KORSANLAR Bir Keloğlan varmış. Kayıkla denize açılmış. Korsanlar...
  10. S

    Keloğlan Mücevher Ağacı - Serdar Yıldırım

    KELOĞLAN MÜCEVHER AĞACI Zaman gelmiş, zaman geçmiş. Günler gelmiş, aylar geçmiş. Aylar gelmiş, yıllar geçmiş. Keloğlan yirmi iki yaşına girmiş, nereden duyduysa adını duymuş, kafasında iyice yer etmiş, mücevher ağacını bulmak üzere yola çıkmış. Keloğlan gele geçe, pınardan soğuk su içe, yolu...
  11. S

    Cesur Genç İle İyilik Prensi - Serdar Yıldırım

    CESUR GENÇ İLE İYİLİK PRENSİ Üç yanı aşılmaz karlı dağlarla çevrelenmiş, geniş ve verimli topraklara sahip bir köyün dış dünya ile irtibatını sağlayan tek yol, azgın suları olan bir ırmak üzerindeki tahta köprüydü. Bu köyde yaşayan köylüler kasabaya gitmek için ırmağın en dar kısmına yaptıkları...
  12. S

    Futbolcu Ayka - Serdar Yıldırım

    FUTBOLCU AYKA Ayka küçük bir çocuktu. Çok seviyordu Ayka futbol oynamayı, top peşinde koşmayı. Ayka’nın maçını seyreden bir yabancı sekiz – on çocuk arasında Ayka’yı fark ederdi. O, maç süresince durmaz, devamlı koşar, forvet oynamasına karşın, gol atmak kadar gol yememenin maç...
  13. S

    Özbekistan Cumhuriyeti Taşkent Enstitüsü'nün hazırladığı Ders Kitabında Hikayelerim Çıktı

    ÖZBEKİSTAN CUMHURİYETİ YÜKSEK VE İKİNCİL ÖZEL EĞİTİM BAKANLIĞI TAŞKENT DEVLET DOĞU ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ Yoshlarga ko‘rsatilayotgan g’amxo‘rlik, yaratilayotgan sharoitlar ularni puxta bilim egallab, har sohaning yetuk mutaxassisi bolib yetishishlari uchun zamin yaratadi. Ayniqsa, oliy o‘quv...
  14. S

    Serdar Yıldırım Fabl Hikayeleri

    KRAL VE İKİ EJDERHA Vaktiyle çok yüksek surları olan ve bir kral tarafından yönetilen bir şehir devleti varmış. Halk huzur içinde yaşıyormuş. Günlerden bir gün ormandan gelen iki ejderha şehrin giriş kapısının sağ ve sol yanına oturmuşlar. Kendilerine her gün birer insanın kurban olarak...
  15. S

    Serdar Yıldırım Fabl Hikayeleri

    ŞANSSIZ KÖYLÜNÜN ŞANSI Köylünün birinin hiç şansı yokmuş. Doğuştan şanssızmış. İşleri ters gidermiş. Günlerce uğraşmış, tarlasını kazmış, tohum atmış. Sonbahar yağmurları başlamış ama çevredeki tarlalara yağmur yağmasına karşın, şanssız köylünün tarlasına bir damla yağmur düşmemiş. Köylü çaresiz...
Geri
Üst