Bir Faşistin Gözünden Dünya Nasıl Gözükür? | MMO Tutkunları
  1. Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz. Daha Fazla Bilgi.
  2. Merhaba Ziyaretçi,
    Henüz sitemize üye girişi yapmadınız. Sitemizden tam anlamıyla yararlanabilmeniz için sitemize üye olmanız gerekmektedir. Eğer sitemize daha önceden üye olduysanız, buradan giriş yapabilirsiniz. Sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak üye olabilirsiniz.

    Duyuruyu Kapat
  3. Merhaba Ziyaretçi, Usta üye alımında bazı maddeler değişti. Sizde güncel halini okumak istiyorsanız buraya tıklayabilirsiniz.
    Duyuruyu Kapat
Duyuruyu Kapat
Merhaba Ziyaretçi,
İçerik üreticilerinin güvencesi olan temel telif hakkı sistemi forumumuzda kullanıma sunulmuştur. Telif hakkı ile ilgili detaylı bilgiye şuradan ulaşabilirsiniz: bu linke tıklayarak konuya erişebilirsiniz

Bir Faşistin Gözünden Dünya Nasıl Gözükür?

'Felsefe' forumunda Whistle tarafından 18 Eylül 2019 tarihinde açılan konu

  1. Whistle

    Whistle Sarhoş Filozof Site Yetkilisi Admin Casro2 (Metin2) GM Casro2 (Metin2) Destek

    5.163
    1.195
    1.971
    30 Ekim 2011
    Erkek
    Öğrenci
    Samsun
    Dünya tarihinde tekçi zihniyete sahip birçok insan vardır. Bu tekçi zihniyetin ulaştığı doruk noktasının bir örneği olan hitlerdir.

    Tüm insanların aynı tarzda inanması, aynı davranması için milyonlarca insanı öldürdü.

    Eğer siz de kendinizden farklı birisini gördüğünüzde garipsiyorsanız bu yazıyı okumanızı tavsiye ederim.
    Öncelikle bir insanı bu düşünceye iten şeyler nedir ona bakmak gerekiyor.
    Ben bu konu hakkında uzun süre düşündüm ve bir kaç kanıya vardım.
    Ben kırsal bir kesimde doğdum ve yerel halkın tamamı muhafazakar düşünceye sahiptir. Muhafazakar düşüncenin iyi yanları da var kötü yanları vardır. Lakin bu düşünce yapısı beraberinde tekçi zihniyeti de destekliyor.

    Mesela saçı uzun bir erkek İstanbul sokaklarında mı yoksa daha önce bu tür kişileri görmemiş insanların arasında dolaşsa mı dikkat çeker. Tabii ki de kırsal kesimlerde yani çeşitliliğin az olduğu yerlerde çok dikkat çeker. Çünkü o bölgenin halkı sadece tek tip kişileri görmüştür. Aynı tarzda giyinenler, aynı tarzda inananlar kişiler dışındakileri görmedikleri için garipsemeleri normaldir.
    Geçmişte de internet yaygın olmadığı için dünyada tam olarak neler olup bittiğini bilmek tabii ki de mümkün olmuyor.

    Bu konuya felsefik olarak bakmadan önce kendimden örnek vermek istiyorum.
    Ben ortaokula kadar internetin ne olduğunu bilmiyorum. Köyde doğmuştum ve çevremin bana söylediği her şeyi doğru olarak kabul ediyor, onlar gibi giyiniyor, konuşuyordum. Fakat bende farklı bir şey vardı. Ben kendi kendime sürekli düşünen birisiydim. Bu dünyanın nasıl oluştuğundan tutun da neden bu dünyada olduğumuzla alakalı birçok alana uzuyor. Yani felsefe ile uğraşan filozoflar gibi kendime sorular sorup cevaplar bulmaya çalışıyordum.

    Köyde yaşayanlar kuran kurslarını da bilirler. Ben çok küçükken hoca ne kadar beni çağırsa da ben gitmemiştim. Neden gitmedim bilmiyorum ama istemiyordum. İlkokul 4. sınıfa geldiğimde ben de kursa gitmeye başlamıştım. Haliyle baya büyümüş ve bu tür konularda daha derin düşüncelere sahiptim. Ben de o zamanlar camideki hocaları her konuda çok bilgili olduğunu düşündüğüm için onlara sorular sorar yanıtları alırdım. Okulda da öğretmenlere de bir sürü sorular sorup yanıtlar arardım ama camii hocalarının maneviyatı çok yüksek olduğu için onlarla her türlü konuda sorularımı çekinmeden sorardım. Bir nevi onlara o zaman filozof gözüyle bakardım. Kendisi de bilgisinin yettiği ölçüde yanıtlar verirdi. Aramızdaki bu yakınlaşma hem benim dini inançlarımı yükseltmişti hem de kendisini sevmeme vesile olmuştu. Hatta o derece ki tayini çıktığında baya üzülmüştüm. Okulda sevdiğiniz bir öğretmen gittiği zaman içinizde nasıl bir acı oluyorsa bu da öyle bir şeydi.

    Sonra aile İstanbul'a taşındığı için ben de ne kadar istemesem de gitmek zorunda kaldım. Tamamen farklı bir ortamdaydım. İnsanların konuşma tarzı, giyiniş tarzı çok farklıydı. Başka tabii ki de garipsedim ve onlara küçümser gözle bakıyordum. Bu farklı ortam beni baya germişti koca dünyada yapayalnız olduğum hissine kapılmıştım. Bunla beraber bazı psikolojik sorunlar da meydana geldi ama bunlara değinmeyeceğim.

    Değineceğim noktalardan bir tanesi de o dönemlerde internet ile tanışmıştım. interneti kurcaladıkça eskiden sorduğum sorulara aldığım cevaplardan daha mantıklı cevaplar buldum ve çok derinlemesine araştırmalar yaptım. Halen de aklıma bi soru takılsa araştırmalar yaparım.

    Bu kısa hayat hikayemi neden anlattığımı merak ediyor olabilirsiniz. Eğer ben başka bir ile gitmeseydim ve internetle tanışmasaydım büyük ihtimal bende faşist düşünce yapısı karakterimi oluşturacaktı. Çünkü çocuklar gelişme çağındayken çevresindeki öğretiler ile karakteri gelişir ve büyüme çağını geçtikten sonra bu karakter kolay kolay değişmez.

    Eğer siz de bu şekilde tekçi düşünce yapısına sahipseniz size farklı bir noktadan örneklendireceğim.
    Evinizde bir bahçe olsun ve bu bahçede sadece tek renkte, tek cinste, tek kokulu çiçekler olsun diyelim.
    Komşunuzun bahçesinde ise farklı renklerde, cinste ve kokularda çiçekler olsun diyelim.

    Eğer faşist düşünce yapısına sahipseniz dünyadaki güzellikleri göz ardı edip sadece kendine benzeyen şeyleri göreceksiniz ve bu yüzden diğer harika şeyleri kaçırıyor olacaksınız. Verdiğim bu bahçe örneklerini uygulamalı olarak düşünelim. Kendimizi iki farklı bahçenin içinde hayal edelim..
    Hangisi size daha çok huzur verir. Tabii ki çeşitliliğin farklı olduğu bahçe birçok kişinin ilgisini çekecektir.
    Dünyada bulunan ülkeleri, insanları, inançları, giyim tarzını, yaşam biçimini de bu çiçek örneğinde olduğu gibi değerlendirebiliriz.

    Dünyaya ve evrene işte bu gözle bakmalıyız. Eğer bu gözle bakabilmeyi becerirseniz kendinizden farklı olan insanlara karşı ön yargınız da değişir.
     
    Son düzenleme: 19 Eylül 2019
Yükleniyor...

Bu Sayfayı Paylaş

XenForo Add-ons by Brivium ™ © 2012-2013 Brivium LLC.